Elazığ Aileleri+

TARİHİ ÇEŞMELERE GENEL BAKIŞ


 23.11.2010 21:26:20   696 kez okundu.

TARİHİ ÇEŞMELERE GENEL BAKIŞ

ÇEŞMELER

 

 Su içilen yerlere tarih boyunca çeşme demişiz. Türk toplumu ihtiyaç duyduğu her şeyin mimarî ile ilgisini kurarak harika kültür eserleri oluşturmuştur. Büyük şehirlerde abidevî yapılan çeşmelerin, dünyaca ünleri vardır. Sultan Ahmet Çeşmesi bunlardan biridir.

Yöremizde geniş bir zaman dilimi içinde birçok çeşme yapılmıştır. 1881 tarihli Mamuratül Aziz Salnamesine göre Harput'ta 405, Pertek'te 15, Keban'da 73, Ağın'da 100 çeşme inşa edilmiştir. Tabiî bu çeşmelerin birçoğu mimarî özelliğe sahip değildir. Bir kısmı da sonradan yıkılmıştır. Dolaysıyla yapı olarak günümüze kadar gelebilmiş ata yadigârları çeşmelerden inceleme imkânı bulduklarımızı aşağıya almak istiyorum.

            Türk kültürüne yerleşmiş olan “Su gibi aziz ol.” Anlayışı, Anadolu’nun birçok yerinde hayrat olarak çeşmelerin yapılmasına sebep olmuştur. Bunların hemen hemen hepsi gayet sade ve taştan yapılmış eserlerdir.

 Çeşmede suyun aktığı boru veya teknenin yan tarafında yüksekçe yerler yapılmıştır. Abdest almaya veya su doldurmaya gelenler, bu yükseltilerin üzerine otururdu.

            Borudan dökülen suyun etrafa saçılmaması için taştan bir kürün yapılmıştır. Zincire bağlı su tasını koymak için de kurna veya borunun yakınında bir veya iki küçük niş açılmıştır. 

            Oldukça sade olan çeşmelerin, kim tarafından yapıldığını gösteren bir de kitabesi bulunur. Bu kitabeler ya içte kurnanın üst kısmına, ya da dıştan kemerin alnına konurdu. Taş üzerine kabartma harflerle yazılan bu kitabeler, aynı zamanda yapının tapu senedi mahiyetindeydi. Yanlar duvar, yağmura karşı üst de genellikle tonoz şeklinde bir sundurmadır.

            Harput’ta bir rivayete göre 50-55 çeşme bulunurmuş. Çeşitli özelliklere sahip olan bu su kaynakları, genellikle bir mimarî ile şekillendirilmiştir. Dolaysıyla kaynağın; mimariye kavuşanına çeşme, kavuşamayanına da pınar denmiştir. Gerçi halk, önceden pınar dediğine, mimariye kavuştuktan sonra da aldırış etmemiş gene eski alışkanlığını sürdürmüştür. Meydan Pınarı, Bey Pınarı... bunlardan bazılarıdır.

            Harput çeşmelerinde mimarî yapı, hemen hemen aynıdır: Su akan yer; Sara Hatun Çeşmesi, Çukur Çeşmesi ve Palu Eski Ulu Cami Çeşmesinde olduğu gibi taştan duvara örülen kör kemerin içindedir. Yada Sağman Çeşmesi ile Çemişgezek Hacı Rüştü Çeşmesinde olduğu gibi boru, taş kemerin uzatılması ile oluşturulan beşik tonozun altındadır. Su dolduranı yağmurdan ve soğuktan korumak için Yarı Çavuş Çeşmesinde olduğu gibi bazılarının kısa tonozu, sonradan uzatılmıştır. Meydan Pınarı, yapılan damla farklı bir boyut kazanmıştır. Üç Lüleli, Çakpur, Beypınarı ve Hanpınarı küp şeklinde yapılan çeşmelerdir.

            Harput çeşmelerinin çoğunda kitabe yoktur veya sonradan çıkarılmıştır. Şu an için kitabesi olan çeşmeler; Meydan Pınarı, Çukur Çeşme ve Bey Pınarıdır. Çakpur Çeşmesinin kitabesi ise çıkarılmıştır. Çemişgezek’teki Hacı Rüştü Çeşmesinin de kitabesi mevcuttur.

            Köy çeşmelerinde durum biraz daha farklıdır. Akan su, hayvanların içmesi için yan tarafta oluşturulan yalaklara yönlendirilmiştir. Yaklaşık yarım metre derinliğinde, yarım metre genişliğinde ve uzunca yapılan yalaklar, duruma göre birden çok olabilirdi. Yalağın; biri altında, biri de üstünde iki tahliye borusu bulunurdu. Temizlik için açılan alttaki boru, iş bittikten sonra bir çaputla tıkanırdı. Dolan su, üst borudan ötekine geçer ve en sonda da bir kanalla akar giderdi.

            Köylerimizde iki çeşit çeşme vardı. Az suyu olan kaynaklar, köy meydanına kadar borularla getirilir ve ortada akıtılırdı. Çeşmenin üstü de değişik şekillerde kapatılırdı. Bir de bol suyu olan “Kehrizler” vardı. Bu çeşmelerle uzaktaki su kaynakları, bir dehlizle (heküke ile) köyün yakınında bir yere akıtılırdı. Kadınların çamaşır yıkamaları için suyun çıktığı yere, büyük bir oda yapılırdı. Odanın zeminine açılan kanaldaki sudan, herkes ihtiyacına göre yararlanırdı. Akan su da sulamada kullanılırdı.

            Bu gün kurumalarına karşılık eskiden köyleri şenlendiren kehrizlerden bazılar; Koğank kehrizi (Ömer Baba Türbesi yakınındaydı), Hoğu kehrizi (Köyün doğusundaydı.) Kuylu Köyü kehrizi, Yukarı İçme kehrizi...

            Yöremizde tarihî anlam ifade eden çeşmeleri inceleyelim.  

 

YUKARI FIRATTA TARİHİ ESERLER                             Lütfi PARLAK

 


Yorum Yap


Yazili Resim



Bu Habere Hiç Yorum Yapılmamış

0


Duyurular


Tümünü Gör

Yönetim Kurulu


Tümünü Gör

Anket

MARED ÇALIŞMALARINI NASIL BULUYORSUNUZ


 


Tümünü Gör

Bugün : 9992   Son 1 Hafta : 32435   Son 1 Ay : 83396   Son 12 Ay: 1143301