Elazığ Aileleri+

ŞAİR.



M.FAHRİ TUNCEL

 

            1906 yılında Kemaliye'nin Tama köyünde doğdu. Rüştiye'yi bitirdikten sonra İstanbul'da serbest çalışma hayatına başladı. 1960'lı yıllarda "Ankara İplik ve Dokuma Fabrikası"nın kurucuları arasında yer aldı. Uzun yıllar fabrikanın müdürlüğünü yaptı. 1980 yılında emekliye ayrıldı. 14 Ekim 1999 tarihinde vefat etti. Şiirleri vefatından sonra çocukları tarafından kitaplaştırıldı.

            Tarih,   edebiyat ve tasavvuf gibi alanlarda kendisini yetiştiren şairin şiirlerinde daha çok divan edebiyatının izleri yer almaktadır. Gerek yetiştiği dönem, gerekse etkisinde kaldığı şairler sebebiyle eski tarzda şiirler yazan M.Fahri Tuncel’in şiirlerinde kullandığı dil ağırdır. Tarih düşürebilecek seviyede aruz bilgisine sahip olan şair, konu olarak memleket özlemi, geçmiş günlere hasretle bakışın yanı sıra mahalli kültüre yer veren şiirleri bulunmaktadır.

 

                                                              ŞİRİN ELAZİZ

 

            Kültürlü biricik yurdum Elaziz                           Şairler, âlimler, edipler yurdu

            Ezelden beridir seni severiz                             Hangi avcı seni hunharca vurdu

            Kövengin gölünde çimer gezeriz                      Akdı göz yaşların kan oldu durdu

            Gölleri illeri şirin Elaziz                                     Yardım etsin sana mutlak Elaziz

           

            Fatih Ahmet derler bir ulu zata                         Çayda çıra diye oyunun vardır

            Harbederek gelmiş herhal Harput'a                  Her zaman oynanır çok cezbedardır

            Şehid olmuş ruhun vermiş Mabuda                   Harput'un içinde çok çeşme vardır

            Bir etmiş onunla kendin Elaziz                          Akar Harput nerde, der de Elaziz

 

           

           Şimdi duman almış onun başını                          Gölcükdür Diclenin başı ayağı

            Duman bulut olup döker yaşını                         Çevresi yemyeşil hem solu sağı

            Hoyratlar söylenen Kayabaşını                         Sanki şaha kalkmış o Hazar dağı

            Kartallar kaplamış şimdi Elaziz                          Serilmiş altında bu göl Elaziz

 

            Arapbaba başsız bağrında yatar                       Şimdi gölcük değil Hazardır adı

            Güneş doğar ağlar öylece batar                        Bu isim de Hazar babanın yadı

            O harap Harput'a bin hüzün katar                     Bu zatı sevenler alır muradı

            Ufkunda kan olur onun Elaziz                           Ezelden beridir bu söz Elaziz

 

            Buzluğu var onun buzları boldur                        Senin bir parçandır yeşil şen Eğin

            Bu buzluk şüphesiz cihan şümûldur                    Bir gün birleşmesi kuvvetle mümkin

            Ağlayan Harput'u el uzat güldür                         Olursa yaparız birlikte düğün

            Çok rica ederim senden Elaziz                           Biz de hep birlikte mutlak Elaziz

           

            Cana can katardı koku, renkleri                         Fahri Tuncel ister senle birleşmek

            Zannetmem bulunsun onun denkleri                    Oturup sinende her an dertleşmek

            Hatırlarız harput Venk Kövenkleri                      Eski bir kaz'andı o Çemişgezek

            Gezeriz gurbette bil ki Elaziz                               Şimdi Tunceli'ne geçmiş Elaziz

 

                      BEKLEYİŞ

 

Bilgelik sırrına erdim Hakkı bildim şüphesiz

Doğduğum yer ey benim kültürlü şehrim Elâziz

Dolunay köyünde hâke girmiş ecdadım benim

Ruhlarına onların biz hatm-i Kur'an eyleriz

 

Nice devreler geçirdim geldim ancak âleme

Ben inandım bezm-i cana, kaderime, kaleme

Ta ezelde kudret kalemi ne yazmış neylemiş

Harf be harf tatbik olacak bu cihanda âdeme

 

Bunları Kur'an’da zikretmiş Cenab-ı Zül Celâl

Çokça sevmiş hem yaratmış eylemiş ehl-i kemâl

Çağlayan ırmak misali erişem son menzile

Orda vuslat, orda nimet, orda var cennet cemâl

 

Bir ışık oldu yolumda Hazret-i Kur'an bana

Bitti yollarım eriştim ben selâmetle sona

Esecek bir gün kafesten can kuşunun esini

Şad u handan olacaktır varınca Rahmanına

 

Mecnun oldum Leylâ için düştüm Fahri çöllere

Gözyaşlarım aktı gitti vahalara göllere

Ayıracak bizi bir gün ölüm yâr-u ağyardan

Şiirlerim okunacak belki dilden dillere.

 

             SEHER YELİ—AŞKIN SELİ


Esersin seher yeli

Akarsın aşkın seli

Görünce Haremeyni

Bizden selam götürün.

 

Mirat-ı Hak Habibe

O müstesna Edibe

Gülzar u andelibe

Bizden selam götürün

 

O Hakkın Kabesine

Davetine sesine

Siyah pûşidesine

Bizden selam götürün.

 

Duran ulu divana

El bağlayan Rahmana

Genç ihtiyar ihvana

Bizden selam götürün

 

Ve Mescid-ül Aksaya

Mirac'a Mustafa'ya

Sidre-i Müntehâya

Bizden selam götürün.

 



Yorum Yap


Yazili Resim



Bu Habere Hiç Yorum Yapılmamış

0


Duyurular


Tümünü Gör

Yönetim Kurulu


Tümünü Gör

Anket

MARED ÇALIŞMALARINI NASIL BULUYORSUNUZ


 


Tümünü Gör

Bugün : 2425   Son 1 Hafta : 4290   Son 1 Ay : 57639   Son 12 Ay: 1549945