Elazığ Aileleri+

ELAZIĞ SEYAHATİ


 19.11.2010 20:53:13   738 kez okundu.
 Kategori : ELAZIĞ FIKRALARI

ELAZIĞ SEYAHATİ

ELAZIĞ SEYAHATİ

Olayı anlatan: Eczacı Haluk Öktem

1969 yılında İstanbul’dan Türk Folklor Kurumu bünyesindeki ekiplerle Harput Festivali için Elazığ’a gelmiştik. Kafilede Suha Alper (Başkan), ben, Gültekin Öziş, Tekin Tatar gibi dört Elazığlı gerisi kızlı erkekli her şehirden, her meslekten arkadaşlar vardı.

Festivalleri halka duyurmak için rengarenk elbiselerle yollarda defile denen yürüyüşler yapılır, zaman, zaman durup bir yörenin oyunları oynanırdı.

Ekibimizde Elazığ, Kars, Silifke, Karadeniz, Bitlis, Gaziantep, Erzurum gibi birkaç bölgede vardı. 35-40 kişilik bir gruptuk. O akşam Elazığ Kapalı Spor Salonunda gösterimiz var. Üç gece üç gündüz dört matine yaptık. Yalnız ben birden oyun bozanlık ettim. Her ekibin kıyafetini giymiş en az üç kişi lazımdı. Suha Alper başkan olduğu için organize işleri ile meşguldü. Bu durumda ben, Gültekin Öziş, tekin Tatar Elazığ kostümü giyip yolda yürüyecektik. "Ben yürümem, burada herkes beni tanır. Sonra köçeğe bak, çoktandır ortada yoktu, demek oyuncu olmuş diyecekler."dedim. Ders durumları da hani o kadar iyi değil. Her gün bir yerde oynuyoruz. Okula giden yok. Zaten Elazığ’dan döndükten sonra bir aylığına Fransa’ya gittik.

Ben yürümem deyince İstanbullu çocuklar bunda bir iş var deyip biz de yürümeyiz dediler. Suha Alper yarı sert yarı yalvarır beni ikna etmeye çalışıyordu. Neyse baktım millet bana ters ters bakıyor, “Peki yürürüm, ama en arkada” dedim. İçimden de “İnşallah beni kimse tanımaz” diye dua etmeye başladım. O zaman yaş yirmi üç. Bıyık var, şalvar da pek yakışmış. En arkada olmak üzere Gültekin ve Tekin’le yürüyüş kolunda yer aldık.

Önümüzde kızlı erkekli Antep, daha önde Kars ekibi vs. gidiyordu. Müzikle yola koyulduk. Yanımız yöremiz kalabalık oldu. Onlar bizi yanlarda ve arkada takip ediyorlardı. Derken 16-17 yaşlarında bir genç delikanlı yanıma yaklaştı; “Abi sen Elazığlı mısın?” dedi. Ben de “Evet” dedim. Demek hareketlerimizi samimi görüp beni de gözüne Elazığlı bir tip diye kestiren çocuk gayet rahatça “Vay be, senin Allahan gurban. Ötekilerin hepsine yes” dedi.Doğrusu önce ne demek istediğini anlayamadım. Sonra yorum yaptım. Küçükken mahalle aralarında birbirimize taş atıp bu oyunu “Yes yese gidiyoruz” derdik. Çocuk Elazığ’ı ve kıyafetini ne kadar seviyordu ki beni tecrit edip, diğerlerini “Yes” kelimesiyle taşlıyordu...


Kaynak: Kürsü Başı Dergisi

ELAZIĞ FIKRALARI         İ.EKREM KATI

 


Yorum Yap


Yazili Resim



Bu Habere Hiç Yorum Yapılmamış

0


Duyurular


Tümünü Gör

Yönetim Kurulu


Tümünü Gör

Anket

MARED ÇALIŞMALARINI NASIL BULUYORSUNUZ


 


Tümünü Gör

Bugün : 4924   Son 1 Hafta : 35878   Son 1 Ay : 139845   Son 12 Ay: 1199750