1950 yılında
Elazığ'ın Palu ilçesinde dünyaya gelir. Aynı yıl aile Elazığ'a taşınır.
Çocukluğu bu şehirde geçer. Şehrin tek eğlence merkezi olan sinemalara saklı
gizli kaçarak filmler izler. Başlarda oyun, eğlence gibi gelen sinema, o
yaşlarda tutku hali alıp içine işlemeye de başladığı yıllar olur.Ortaokulda
okurken spora da ilgi duyar. Vita kutularıyla halter kaldırır. Okulun elit
grubuna girerek 19 Mayıs gösterilerinde akrobasi hareketler yaparken aynı
yıllarda terzi babasının dükkanında çırak olarak da çalışır. İlkokul yıllarında
olduğu gibi çıraklık dönemi de sinemaya kaçıp film izlediği yıllar olur.
Ahmet Karatop:
Çocukluğumda ve gençliğimde sanki Yeşilçam'ın içindeymişim gibi bir hissiyat
yaşıyordum. Seyrettiğim filmlerde gözlem yapmayı severdim. Bu nedenle film
çıkışında arkadaşlarımla film üzerinde konuşurduk. Bazen bu tartışmalar sert
kavgalara dönüşürdü.Ortaokulu bitirdikten sonra Beykoz da oturan rahmetlik
amcamın yanına geldim. Daha önceleri sinemada bazı Elazığlı arkadaşlarımın
çalıştığını biliyordum. (Yeşilçam'da).İstanbul'a gelince arkadaşlarımı Ağa
camii sokağında buldum. Onlarla sohbet ederken aynı gün şimdi ismini
hatırlayamadığım bir ağabey yanımıza gelip, "bir set amirine ihtiyacım
var" dedi. Arkadaşım da beni göstererek "set amiridir" dedi.
Şahıs arkadaşlarıma adres tarifi yaparak gitti. Ben de niye beni söylediniz.
Ben bir şeyden anlamam. Set amiri de ne ki dedim. Bana, "sen kafanı yorma,
set dediğin bir klaket, reflektör ve şaryodan ibaret zaten yanında arkadaşlar
olacak" dediler.
Rahmetlik Adnan Kıran
"Şah İsmail'i çekiyordu. Hakikaten set ile ilgili hiç sıkıntı çekmedim. 2
gün çalıştık ara verildi. O iki gün içinde Adnan Kıran beni iyi gözlemlemiş ki
"seni asistanım yapacağım" demişti. Kendisi oyunculuğa geçtikten
sonra çok senaryo çalışması yaptık ama rahmetliye film çekmek bir daha nasip
olmadı. Sinema ile tanışmam bu şekilde cereyan etti.Yakup Sancı: Set işçisi
olarak devam edebilirdiniz ama oyuncu oldunuz. Neden set işçiliği ya da kamera
arkası değil de oyuncu olmak istediniz?
Ahmet Karatop: Sinema
setiyle ve ışığıyla tanıştıktan sonra ben bu işin oyuncu kısmında yer almalıyım
dedim. Zira rahmetlik Kayahan Arıkan o günlerde bir filmi çekiyordu. Bu ikinci
setimdi. Başrolle bir kavga sahnesi çekilecekti. Benim de sette parandeler
attığımı görüyordu."Bu kavgayı seninle çekeceğim" dedi. Sanki
yıllardır sinemada oyunculuk yapmışım gibi bana tek prova ile kavga sahnesini
ve ölüm sahnemi çektikten sonra "sen kaç yıldır sinemadasın" dedi.
Yeni olduğumu söyleyince "bravo sana eskiler bile böyle kavga sahnesini
zor yapar, bundan sonra her filmimin oyuncususun" dedi. Bu da bana oyuncu
olma yolunda kamçıydı.
Yakup Sancı: Sinemaya
başlarken kendinize herhangi bir hedef koydunuz mu yoksa olduğu kadarı beni
mutlu eder diye mi düşündünüz?
Ahmet Karatop:
Sinemada kendime herhangi bir hedef koymadım. Çünkü çalıştığımız filmlere
baktığımda o dönemlerde genellikle başrol oyuncularının nasıl bir fiziğe sahip
olduklarını göz önünde bulundurarak,
benim yerimin karakter oyunculuğu olduğunu düşündüm. Bu nedenle kendimi
de buna inandırarak bu bana yeteri seçtim.
Yakup Sancı: Sinemada
uzun yıllar varsınız ama oynadığınız film sayısı diğer karakter oyuncularına
göre az. Bunun nedeni nedir?
Ahmet Karatop: Ben
genellikle her filme gidip çalışmazdım. Nedeni ise bugün nasıl ajanslar
oyuncuların paralarını kesiyorsa o dönemde de prodüksiyona bakan arkadaşlar
bunu yapardı. Bu "Tırtıklamaya" pek ses etmeyenler için sorun yoktu.
Sesini çıkaranların ise fazla filmde oynama şansı yoktu. Bugün olduğu gibi o
tarihlerde de bir nevi havuz sistemi mevcuttu. Bazı prodüksiyon amirlerinin,
başrol oyuncularının, ve yönetmenlerin istek ve tavsiyeleri ile belirli
şirketlerle daimi çalışmamız oluyordu bu da bana yetiyordu.
Yeşilçam da para
kazanmadık dersek yalan olur. Genellikle aile bakan ağabeyler kısmen parada
kıymet bilirken biz gençler har vurup harman savurmayı yeğlerdik. Her oyuncu
arkadaş gibi genelde havuzumun dışında pek filmlere de koşmadım.
Yakup Sancı: Başrol
oyuncuları ya da yönetmenler tarafından ikinci sınıf insan muamelesi gördünüz
mü?
Ahmet Karatop: Olmayanları
tenzih ederim. Ama başrol oyuncularından ve yönetmenlerden ikinci sınıf muamele
görmedik dersek yalan olur. Çünkü yönetmenler her şeyin başrolden geçtiğini
sanarak alt kadrolara pek ehemmiyet vermezlerdi. Haklılık payları var mıdır yok
mudur bu da insanlığın bileceği bir şey...
Bir ara alt kadroyu
günümüzdeki gibi, yani nasıl ki bir Soder ve Çağdaş Sinema Derneği varsa o
günde alt kadroyu ikiye böldürdüler. Behçet Nacar Ağabey çalıştırdığı kahvenin
arka kısmını bize tahsis etti. Arkadaşlarımla orada filmlere kavgacı eğitimi
veriyorduk. İleriye dönük azmimizle ikinci sınıf muamele gösteren yönetmen ve
başrol oyuncularına asıl tamamlayıcıların bizler olduğunu zaman içerisinde
kabul ettirdik. Bu çalışmalarımız sonucu "kavgacı arkadaşlar gelsin"
kimliğimizi, "Erol Taş'ın adamları gelsin, Bilal İnci'nin adamları gelsin,
Turgut Özatay'ın adamları gelsin"e çevirdik.
Yakup Sancı: Sosyal
Güvenceniz var mı?
Ahmet Karatop: Sosyal
güvencem var. Emekli sandığından, Yeşilçam 1973'lerden sonra Erotik filmlere
yönelince Yeşilçam'ı bırakmaya karar verdim. Askerliğim vardı askere gittim.
Askerlik dönüşü sinemaya dönüş yaptım. Biri reji asistanlığı olmak üzere 2 film
çalışması yaptım. Baktım düzelme yok 1976 sonunda bırakarak emniyete girdim…
Emniyetteyken de arkadaşlarla ve Yeşilçam'la irtibatımı hiç kesmedim.
Yakup Sancı: Şimdi her
hangi bir iş yapıyor musunuz?
Ahmet Karatop: Hayır
hiçbir iş yapmıyorum. İzmir Aliağa' da ailemle birlikte ikamet ediyoruz.
Yakup Sancı: Sinemayı
bıraktınız mı yoksa teklif mi almıyorsunuz?
Ahmet Karatop:
Bırakmadım ama çalışma olanağımız olmuyor. Sinemaya oyunculuğun dışında da
hizmet ederim. Ben emniyetteyken şimdiye kadar çekilen filmlerin genellikle
emniyetin hiç bir çalışma ve birimleri ve rütbeleri bilinmeden rastgele
çekimler yapılmış.
Ben ikisini de
yaşayan bir eski emekçi olarak gerçek manada polisiye film veya dizi çekmek
isteyenlere karşılıksız her konusunda danışmanlık yapmaya da hazırım. Çok şükür
bir maddi sıkıntımda yok. Yeşilçam'dayken de pek olmadı şimdi de yok.
Hayır oyunculuğu
bırakmadım. Oyunculuk beni bıraktı. Biraz mizahi oldu ama 1997 de emekli
olduktan sonra 2000ler de Yeşilçam'a dönüş yaptım (Tabi ne kadarı kalmışsa o
kadar Yeşilçam) 2006 ya kadar dizi ve filmlerde oynadıktan sonra bizatihi kendi
rahatsızlığımdan dolayı bıraktım demeyelim de ara verdim. Sağ olsun yine de
zaman zaman tanıdıklarımızdan aranıp soruluyorum. "Çalışır mısın?"
dedikleri de oluyor. Biz eski biz değiliz. Halen bile insanlar bizden geçmişte
yapmış olduğumuz o aksiyon sahnelerini istiyor ve teklif ediyor. Gel de bu işin
yöneticisi ol diyeni yok oyna diyeni var. Bilmiyorum güleyim mi ağlayım mı? Şu
halimle en iyi avantüre imzamı atarım. Ama gel gör ki ne kimse dediğimize
inanır, ne de bizi kabul eder. Bu sözüm tabi ki yenilere, zira bir iki
arkadaşımızın rahatsızlıkları Yeşilçam' a emek vermiş çalışmak isteyen
arkadaşlarımıza yansıtılmış. Ama ben ve arkadaşlarım 2000li yıllarda
çalışmışız. Olduğumuz yerlerde Yeşilçam terbiyesini gösterdik ve saygıyla
karşılandık.
Diğerlerinin de hüküm
vermeden bizi tanıyarak bizimle çalışarak hüküm vermelerini dilerim. Yeşilçam'ı
bilmelerini ve Yeşilçam adına çalışmalarını dilerim. Ne yazık ki okullarındaki
eğitimlerinde bile Yeşilçam'ı tanımayan eğiticileri Yeşilçam'a darbeyi
vuranlardan olmuşlardır. Yeşilçam'ın adına bir sözüm yok ama icraatının
kaldığına da pek inancım kalmadı.
İşimiz olsun olmasın,
teklif olsun olmasın elbette ki bu sokağa zaman zaman gelip gideceğiz,
uğrayacağız. Ta ki 3-5 dostumuz da buradan göçünceye kadar. Anlatacaklarımız
sayfalara sığmaz ama kıssadan hissemiz bu. Sizin gibi dostlar tanıdığımız
içinde kazançlı sayılırız.
Ahmet Karatop'a
Teşekkürler.
Her hakkı saklıdır.
Yazarının ve www.sinematürk.com'un izni olmaksızın alıntı yapılamaz,
kullanılamaz.
Oynadığı filimler
|
|||
|
Puan:
|
2005 |
Rahip |
Puan:
|
2005 |
Ağanın adamı | |
|
Anadolu
Efsaneleri - Kanlı Mağara Puan:
|
2005 |
Ağanın has adamı |
|
Puan: |
2002 |
Kuvay-i Milliyeci |
|
Puan:
|
2002 | |
|
Puan:
|
2000 |
Hurdacı |
|
Puan: |
1976 |
Tamirci Süleyman |
|
Puan: |
1974 |
Tacizci Külhan |
|
Puan: |
1973 |
Mafya Adamı |
Puan: |
1973 |
mafya | |
|
Puan: |
1973 |
Arap Haydut |
|
Puan: |
1973 |
Mafya |
|
Puan: |
1973 |
Haydut |
|
Puan: |
1973 |
Köy kabadayısı |
|
Puan: |
1973 |
Ağanın adamı |
|
Puan: |
1973 |
Kareteci |
|
Puan: |
1973 |
Kaçakçı |
Puan: |
1973 |
Kötü Adam | |
|
Puan: |
1973 |
Ömer Hayyam` ın Arkadaşı |
|
1973 |
Tarkan'ın Adamı | |
|
Çılgın Kız ve
Üç Süper Adam Puan: |
1973 |
Mafya |
|
Puan: |
1973 |
Kabadayı |
|
Puan: |
1973 | |
|
Puan: |
1972 |
Düşman Askeri |
|
Puan: |
1972 |
Akıncı |
|
Puan: |
1972 |
Pala cengiz |
|
Puan: |
1972 |
Haydut |
|
Puan: |
1972 |
Düşman Askeri |
Puan: |
1972 |
Kötü Adam | |
|
Puan: |
1972 |
İşgalci |
|
Puan: |
1972 |
Haydut |
İki Ateş Arasında Puan: |
1972 |
Uyuşturucu Satıcısı | |
|
İstanbul
Kabadayısı Kara Murat Puan: |
1972 |
Mafya Adamı |
|
Kamalının İntikamı Puan: |
1972 |
Efe |
|
Puan: |
1972 |
Kabadayı Ejder |
|
Kaplan Kadın
Dehşet Adasında Puan: |
1972 |
Sapık |
|
Puan: |
1972 |
Kötü adam |
|
Puan: |
1972 |
Belalı |
|
Puan: |
1972 |
Kabadayı ejder |
|
Puan: |
1972 |
Kavgacı |
|
Sarı Öküz Parası Puan: |
1972 | |
|
Puan: |
1972 |
Kötü adam |
|
Puan: |
1971 |
Meksikalı Haydut |
|
Puan: |
1971 |
Kötü adam |
|
Puan: |
1971 |
Meksikalı Ramos |
|
Zarkan Dağların Oğlu Puan: |
1971 |
Haydut |
|
Puan: |
1969 |
Kahveci |
|
Puan: |
1968 |
Ağa'nın Adamı |
|
İslamiyetin
Kahraman Kızı Puan: |
1968 |
Bizans Komutanı |
|
Puan: |
1968 |
Bizans Askeri |
büyük üstad filimlerini begeniyle izledik (izlik)