Elazığ Aileleri+

İNŞAATTA ELAZIĞ ÇINARI BEDRİ SEVER


 24.11.2009 16:07:57   5756 kez okundu.

BEDRİ SEVER


Şu anda MET-İŞ Holding’in iki ortağından biri olarak kuruluşumuzun yönetim kurulu başkanlığını yürütmekteyim. Bundan tam dört yıl önce sevgili ağabeyim ve ortağım Merhum Kadir SEVER’i kaybettim. 50 yıl birlikte çalıştığım bu değerli insanı bugün hayırla yâd ederken geriye dönüp buraya nasıl geldiğimizi ve yaşamımızda nelerin etkili olduğunu anlatmaya çalışacağım.

        1932 yılının 16 Temmuz’unda Elazığ merkezde dünyaya gelmişim. 1937 yılına kadar babamın görevi nedeni ile İstanbul Kartal’da oturmuş, daha sonra sırası ile Zonguldak, Erzurum, Kars ve nihayet Malatya’da bulunmuş 1950-1951 yılında liseyi bitirerek esas evimizin bulunduğu Elazığ’a yerleşmişiz. 1956-1957 yılında Yıldız Teknik Okul İnşaat Bölümü’nden mezun olarak aynı yıl Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü emrinde tesisler mühendisliği görevine tayin edilerek çalışmaya başladım. 1960 yılına kadar sırası ile Tunceli-Pülümür arası çığ tünelleri kontrol mühendisliği- etüd proje arazi mühendisliği ve son olarak Bingöl-Muş yolu arazi mühendisliği görevlerinde bulundum. 1959 yılının sonlarında Karayolları’ndan ayrılarak Yol ve Yapı Ltd. Şirketi Sivrihisar-Nato Şantiyesine şantiye şefi yardımcısı olarak geldim. Böylece serbest çalışma ortamına girmiş ve müteahhitlik müessesini tanımaya başlamıştım. O sıralar ağabeyim Kadir SEVER, İzmir 917 no.’lu nato yeraltı karargâh inşaatını yapmakta idi. Benim şantiye şefim Edip ERTEN Bey’di. Patronum ise merhum Enver MURATOĞLU idi.

Aynı şirkette, birlikte merhum Makineci İhsan KÖKSAL, merhum Orhan EVİN, merhum Kadir SEVER, Edip ERTEN ve daha birçok mühendis ağabeyler bulunmakta idi. Bugün keşif bedelleri yüzlerce milyon TL.’ye varan NATO Enf. Daire Başkanlığı içindeki ihalelere imza atıyorduk. Gerek karayollarındaki çalışmaları, gerekse yol ve yapı çalışmaları çok gerilerde kaldı. Anılarla dolu ülkemiz gerçeklerini anlatacak o kadar çok yaşanmış olay var ki buralara sığmaz sanıyorum. Ancak, MET-İŞ Holding’in anası sayılacak KAS Koll. Şti. 1963 yılında merhum Kadir SEVER ve merhum Ahmet GÜRGÜZ tarafından kuruldu, ama aldıkları işlerin hepsi İzmir’de idi. Benim tarafımdan yapılmakta idi. Böylece 1967 yılına kadar geldik. O tarihler bizimle birlikte Erdoğan YARAMANOĞLU da bulunuyordu. Biz artık, limited şirket olma zamanı geldi diye karar aldık. Merhum Kadir SEVER, merhum Ahmet GÜRBÜZ, Bedri SEVER ve Erdoğan YARAMANOĞLU tarafından MET-İŞ İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. 26 Mayıs 1967 tarihinde kuruldu. 40 yıldır, ülkemizin her köşesinde başarı ile büyük işler yaptık. Özellikle NATO Enf. Daire Başkanlığı’na 20’ye yakın havaalanları, limanlar, harp karargâhları, üsler ve muhabere gibi tesisler inşa ettik.Bugün aynı idareye hala işler yapmaktayız. Nato işleri bugün eski cazibesini kaybetmiş

görünüyor. Zira ülkemizde büyük çaplı Nato ihalesi olmuyor. Bu arada MET-İŞ sadece Nato’ya değil özellikle Karayolları ve Devlet Su İşleri’ne büyük taahhütler yüklenmiş ve muvaffakiyetle yapmış, yapmaya da devam etmektedir.MET-İŞ, uğraş verdiği değişik konulardaki işlerin yoğunluğu sonucu holding olma kararı aldı. Bugün, holding çatısı altında altı şirket faaliyetini sürdürmektedir. Ülkemizdeki ödenek

sorunu dolayısı ile yurtdışına açılma mecburiyeti doğdu. Bugün muhtelif şekillerde yedi ülkede başarı ile çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Bunların başında 1981 yılında gittiğimiz Libya gelmektedir. Oldukça büyük işleri başarı ile sürdürmekteyiz. Bütün bu oluşumlardaki başarının nedeni, hiç şüphe yok ki dürüstlük, çalışkanlık ve günün şartlarına uygun organizasyonları yapmak ve işleri bizzat takip ederek sonuçlandırmaktır. Çalışma hayatım içinde o kadar çok anı ve unutamadığım olay var ki aralarından seçmekte zorlanıyorum. Ancak, bir tanesini burada sizlerle paylaşmak istiyorum. MET-İŞ’in yeni kurulduğu yıllarda Nato’nun Nage projesi ile ilgili, Eskişehir’de Kütahya yolu üzerinde, Porsuk Nehri’ne yakın bir mahaldeki sekiz büyük blok inşaat için çalışmalara başladık. Şantiyeyi ben yürütüyorum. Ancak, o mahalde su yok, tankerle Porsuk’tan taşıyoruz. Koca inşaatın taşıma su ile dönmeyeceğinin bilincindeyim, ama başka çaremiz de yok. Şantiyeye o yörede yaşayan iki bekçi aldım.Birisi, Tanrı rahmet eylesin, 60 yaşlarında idi. Bir gün dertleşirken “Bey bu iş böyle olmaz, benim babam Almanlar demiryolunu yaparken, burada onlarla çalışmış buralara boru çakıp su çıkarıyorlarmış.” dedi. Ama Porsuk’a 500 metre mesafede ve bir yamacın ortasında su olması mantıken mümkün olamazdı. Zira DSİ Eskişehir Bölge Müdürlüğü’nden

imkânsız görüşünü de almıştım. Ancak, Halim Dayı adındaki bekçinin sağ olan 90 yaşındaki babasını zar

zor getirip, hatırladığı kadarıyla su çıkan yerleri belirlemesini istedim.Amca, bana; “Yeğen sen dur, ben bir rüyaya yatayım, sonra geleyim.” deyip gitti.Aylar sonra çıkıp geldi ve hiç olmayacak bir kayanın dibini gösterdi. Üç haftada bir sondaj makinesi ile çalışıp, artık ümidi kestiğimiz anda en az 100 metreye varan bir su sütunu bütün mahali suya boğdu.

Daha sonra yeni bir ihale ile o suyu tesise getirip kullandık ve iyi para kazandık.Bugün hala o su hem içiliyor, hem de şişeleniyor ve Hava Kuvvetleri bu suyu kullanıyor. Bu olay ömrümce unutamadığım bir anı olarak hep canlılığını muhafaza etmiştir.

Benim ikinci şapkam Elazığ’dır. Elazığlı olmaktan hep gurur duydum, oraya hizmet vermek beni hep mutlu etmiştir. Takriben 20 yıl önce 83 değerli iş adamı ve bürokrat hemşehrimiz tarafından kurulan Elazığ Kültür ve Tanıtma Vakfı’nın bugün yönetim kurulu başkanıyım. Bana Elazığlı olmak şeref kazandırmış, itibar sağlamıştır. Her şeyimizi sanki Elazığlı olmaya borçluymuşuz gibi düşünüyorum.Vakıf olarak 1500’ü aşan muhtaç üniversiteli öğrenci eğitim ve öğretim yardımı alarak, mezun oldular. Bu rakam bu yıl 120 kişidir. Ben Ankara’daki değerli iş adamı ve bürokratlara buradan teşekkür etmeyi bir görev sayıyorum.Bugün yine benim yaptırdığım beş katlı Sokullu  Caddesi’nde bir vakıf binamız var. Ayrıca AB fonlarından Elazığ’a bir hayli proje kazandırarak hizmet veriyoruz.

Öyle mükemmel insanlarımız var ki, onları sevmemek ve onlara el uzatmamak mümkün değil. Rahmetli ağabeyimle bu duygularla babamızın adına Hıdır SEVER Lisesi’ni tedrisata açtık. Bugünlerde ilave bir ek bina için uğraşıyorum. İnşallah yakında başlayacağız. Eğitim ve öğretim, ülkemizin en önde gelen problemidir. Tanrı hepimize bu konuda imkân versin, derim.

Elazığ’ın benim için özel yanı, çocukluğumun ve gençliğimin orada geçmesi, ayrıca Elazığlı bir hanımla evlenmiş olmamdır, diyebilirim.

Değerli okurlar, müteahhit sıfatı taşıyan biz inşaat sanayicileri olarak bugün çoğumuzun geçmişi 50 yıla varan tecrübe ve bilgilerle doludur. Bu ülke insanı kendinden bir yaş büyük olana bile ağabey der ve saygı gösterir. Bu hayata yeni atılan gerek meslektaşlarımızın gerekse aynı konuda uğraş verdiğimiz kuruluşların bizlere olan davranışları ayrı bir özellik taşımaktadır. Bunu hem kamudan hem bürokrasiden beklemek hakkımızdır, sanıyorum. Tanrı, başta ülkemize ve halkımıza, sonrada biz inşaat sanayicilerine hayırlarla imkân ve fırsatlar versin. Hoşça kalın.




Kaynak:Zekeriya BİCAN - SEKİZİNCİ ŞEHİR İZ BIRAKANLAR



Yorum Yap


Yazili Resim



Bu Habere Yapılan Yorumlar

2



kemal gülhan

23.2.2012 13:53:00

gerçektende elazığ için herşeyini adamış bir adam gibi adam bir elazığ sevdalısı elazığa böyle hayatını adamış dürüst insanlar zor gelir zor.



türker halim

21.2.2010 00:17:52

elazığın yetiştirdiği ve memleketinin eğitim hayatına önemli katkılar yapmış bir iş adamıdır


Duyurular


Tümünü Gör

Yönetim Kurulu


Tümünü Gör

Anket

MARED ÇALIŞMALARINI NASIL BULUYORSUNUZ


 


Tümünü Gör

Bugün : 1514   Son 1 Hafta : 1514   Son 1 Ay : 69410   Son 12 Ay: 1476195